Asi / Гордата Аси - 21 - ва тема

  • 74 739
  • 734
# 375
Добро утро,
В София вали един пухкав сняг- зимна приказка.
missence, благодаря ти за чудния анализ на превода  Hug Hug, който си направила. И аз забелязах, че в анг. субтитри на Аси има много грешки, но те са правописни или граматически и най-важното е, че смисълът се разбира. Все пак превода е на фенове на сериала, правен с любов.Жалкото е, че в Бг пак не сме свършили работата както трябва.
Новият сериал с Мурат дали ще го качат в интернет с анг. превод ?
Виж целия пост
# 376
Добро утро,
В София вали един пухкав сняг- зимна приказка.
зимен ад, не приказка, а кошмар  Sunglasses Всъщност, за тези, които си стоят вкъщи на топло и му се радват през стъклото отвътре... може и да е приказка. Но има и хора, които прекарват ЧАСОВЕ НАРЕД в тоя кучи студ.

Новият сериал с Мурат дали ще го качат в интернет с анг. превод ?
защо пък точно с английски превод?

А някоя от вас знае ли кога ще е последният епизод на АСИ? по мои изчисления излиза идния вторник по Нова и идната сряда по Диема Фемили. Но Семеен сарай го пускат от 18-ти януари, чак... та има дупка от един-два дни хмм... може и пък да са оклъцкали сериите и да го разточат в 91 серии, не в 90. Ще видим
Виж целия пост
# 377
Аз затова питам, от турски или от англ коментирате, защото преводачката на 1001 нощи и на Аси в повечето серии е една и съща. Има невероятно перо. Много добре познаване на българския и турския език и поетеса в същото врме, една от най-добрите преподавателки и преводачки  newsm78 . Попадала съм да чета нейни неща, но видях, че има разлика между превода на англ и на български. Мисля си, че тези които са превеждали от турски на англ. все пак превода им става по-елементарен и някои думи прости не ги знаят на англ. Някои серии май не ги е превеждала тя.  newsm78
Виж целия пост
# 378
английски е супер беден език, както знаете повечето. И не може да се сравни с богатството, нито на български, нито на турски, ... нито на повечето езици с по няколко думи за едно и също нещо, безброй синоними и т.н.
На английски субтитрите мен не ме вълнуват по никакъв начин. Не ги и поглеждам, защото само ме объркват. А и да не говоря, че пишат пълни глупости в тия субтитри, но както и да е. Слушаш си го в оригинал и това е.
Виж целия пост
# 379


ЧЕСТИТА НОВА 2010 ГОДИНА НА ВСИЧКИ  ФЕНОВЕ
Пак на работа... но празниците нямат свършване...започват именни дни...та купоните продължават.
Хубаво е ,че филмчето започна и сега настроението е още повече на педал.Неискам да си помисля ,че свършва ...тогава ще е ад. Praynig


 bowuu bowuu bowuu
Виж целия пост
# 380
Турския език е много образен език, има думи, които буквално идват от звука на движението-глагола.
Виж целия пост
# 381
Честит нов сняг на всички!!!! Heart Eyes Grinning Laughing HugНавън е толкова хубаво сякаш си попаднал в една красива приказка!!!!! Hug
Сега наистина се усеща,че е зима!Дядо Коледа дали не си е забравил някъде шейната да се повозим?! hahahaА какво ще кажете за нашата приказка снощи?!Страхотна беше, нали? newsm78Обаче Керим ще го закъса сега....Зефер здравата му е набрал?!  Thinking
Виж целия пост
# 382
Да, определено има разлика между превода от английските субтитри и превода на Нова и не е в полза на втория. Забелязах го и по-рано. Най-добре би могъл да се изкаже някой, който знае турски. Иначе това е една от любимите ми серии. Отлична игра на Туба и Мурат. А и на останалите актьори, да не ги забравяме.

ooo, да, отново невероятна Нериман и дублажа й също!!!

Цитат
Слушаш си го в оригинал и това е.

ако разбираш обаче  Peace

Що се отнася до Зафер, той е супер противоречив герой. Зад гангстера се крие и някаква наивна доброта напр. към децата, към Дафне, даже забелязате ли смекчения тон към Хайдар когато му каза, че проклятията му се сбъдват. Сякаш за момент го съжали  Thinking

Цитат
Турския език е много образен език, има думи, които буквално идват от звука на движението-глагола.

сигурно е така, просто на български биха могли да се намерят по-удачни думи, с които да предадат чувства и емоции. Ние имаме също "по-богати" думи от подбраните в дублажа.
Виж целия пост
# 383
Виж целия пост
# 384
Благодарности отново на Мерилин за вчерашната серия - нямаш грешка момиче Simple Smile Да ти се връща и на теб старанието, което полагаш за нас!
Виж целия пост
# 385
Dizide çiçek satarak ailesinin geçimini sağlayan ve tesadüf sonucu şarkıcı olan Hasret’i canlandıran Büyüküstün, “Tomris Giritlioğlu, ‘My Fair Lady’ müzikalinden yola çıkarak oluşturduğu ‘Gönülçelen’ projesini getirdiğinde çok heyecanlandım. Zaten oldum olası Audrey Hepburn’ün o filmine bayılırdım. Yani bu çingene kızı ‘Bu kadar tatil yeter’ dedirtti” dedi.

Çok uzun zamandır dizilerde oynuyorsunuz. Bir ara, “Dizilere daha ne kadar devam edeceğimi sorguluyorum” dediniz. Neden böyle bir sorgulama içine girdiğinizi açabilir miyiz?
- Dizide oynarken, hayatınızı dizi merkezli programlamak zorundasınız. Açıkçası o açıklamaya yorgun bir anda yapılan bir yorum olarak bakmak gerekir. Çünkü ben oyunculuğu dizi, sinema filmi ve reklam filmi olarak kategorize eden bir oyuncu değilim. Bugüne kadar yer aldığım tüm projeler heyecanlanarak dahil olduğum, seyirci tarafından benimseneceğini düşündüğüm projelerdi. Sadece sinema, uzun yıllar sonra da internet üstünde veya şu anki teknoloji ile DVD olarak yaşayan bir sanat dalı. Filmde oynamak tabii ki beni çok heyecanlandırıyor ama dediğim gibi bugüne kadar dizilerde oynadığım tüm karakterleri de severek, benimseyerek, elimden gelenin en fazlasını yapmaya çalışarak oynadım. Bundan sonra da bu böyle devam edecek. Oyunculukta samimiyet ve sahiciliğin peşindeyim. Çünkü her proje dünyamı zenginleştirdiği gibi oyunculuğa dair yeni adımlar atmama yardımcı oluyor.

“Asi” dizisinin çekimleri bittikten sonra dizi yapmamaya karar verdiniz, 6-7 aydır da ekranlardan uzaksınız. Bu zaman içerisinde neler yaptınız?
- “Asi”nin çekimleri için Antakya’da yaşamak gerçekten çok keyifliydi. Ancak iki yıl evimden uzak kalmak ve dönüşte eve adaptasyon süreci kolay olmadı. Açıkçası bu yaz yurtdışında olmak gibi bir planım vardı ama Yusuf Kurçenli’nin senaryosu tüm planlarımı değiştirdi. “Yüreğine Sor” filmi, içinde olmaktan çok keyif aldığım bir proje. Aynı zamanda Karadeniz kültürünü de öğrenme şansı yakaladığım bir film oldu. Çekimler boyunca Rize’de; Ayder Yaylası’nda yaşadım, film için şive ve horon dersleri aldım. Film sonrası, dizi için de hazırlık yapmaya ve karakterin gerektirdiği özellikler için dersler almaya başladım.

ÇİNGENE KIZI ‘BU KADAR TATİL YETER’ DEDİRTTİ

Peki, şimdi yeni bir dizide, “Gönülçelen”de oynayacaksınız. Birkaç yıl dizi yapmama özgürlüğünüz vardı. Neden “Gönülçelen”i kabul ettiniz?
- Yıllardır birlikte çalıştığım Tomris Giritlioğlu, “My Fair Lady” müzikalinden yola çıkarak oluşturduğu “Gönülçelen” projesini getirdiğinde çok heyecanlandım. Zaten oldum olası Audrey Hepburn’ün “My Fair Lady” filmine bayılırdım. Filmdeki sokak çiçekçisini başka bir etnik kültürden, Çingene bir kıza dönüştürdük. Bir etnik kimlik olarak kabulü 16’ncı yüzyıla dayanan Çingeneler, hayata bakışları ve yüzyıllardır yerleşik hayata tam adapte olamamış olmalarından ötürü, bugüne kadar genellikle televizyonda komedi öğesi olarak yer aldı. Yüzyıllardır göçen bu halkın anlatılacak çok fazla şeyi olduğunu düşünüyorum. Özetle bu Çingene kızı, “Bu kadar tatil yeter” dedirtti bana. (Gülüyor)

“Çingenelerin anlatılacak çok şeyi var” dediniz. “Gönülçelen”de neler anlatılacak?
- Dizide baş erkek karakter Murat, müzik konusunda kariyer yapmış, 30 yaşlarında bir akademisyen. Zengin olmasının yanı sıra kuşaklar boyu kökü ıstanbul’a bağlı bir ailede doğup büyümüş. Murat, ıstanbul’un en fakir semtlerinden birinde yaşayan, zengin semtlerinde çiçek satarak evine ekmek götüren Hasret’le bir araya geliyor. Onları bir araya getiren şey ise müzik. Semtin havalı şarkıcısı mahalle düğününde sahne almayı reddedince, yerini Hasret alıyor. Böylece hayatı değişiyor. Bu eğitimsiz ve zaptedilmesi zor ses, daha fazla para kazanıp ailesinin selametini sağlamak adına kendisini Murat’a teslim ediyor. Tabii Murat, “Bu sesi öylesine adam ederim ki, onun geçmişine kimse inanamaz” iddiasını ortaya attıktan sonra! Hasret, Murat’ın ailesinin evine adım attığı andan itibaren bu eğitimin göründüğü kadar kolay olmayacağı ortaya çıkıyor. Hasret’in dobralığı, incelikle düzenlenmiş sosyete kurallarına karşı ilgisizliği ve özgür ruhu, Murat’ın başına bela oluyor. Hasret’in yolculuğu ikisi için de çetin geçecek. Hasret’in dışarıdan bakıldığında değiştiğini düşünenlere cevabı net; kimsenin söküp atmaya yetmeyeceği kökü, hep aynı yerden nefes almaya yetecek.

KIVRAK OLUP OLMADIĞIMI İZLERKEN GÖRECEKSİNİZ

Belli ki çok neşeli, renkli, keyifli, Türk filmi lezzetinde bir proje. Sizi bugüne kadar hep az gülen, soğuk karakterlerde izledik. Hasret, bizi şaşırtacak ama eminim ki size de değişik ve ilginç gelmiştir…
- Evet… Bol şarkılı, bol müzikli, bol danslı bir proje olacak. Bu projeyi kaçırmak istemedim. Çingenelerin özünde göçebe yaşam vardır. “Asi” dizisinde toprağına bağlı, yüzyıllardır aynı toprak üzerinde yaşamış, hayatın anlamını toprakla bütünleştirmiş bir ailenin kızını oynadıktan sonra, hayatı günü gününe yaşamayı genlerine yerleştirmiş bir toplumun içinden gelen bir genç kızı canlandırma fikri, bana büyük heyecan verdi. Dediğiniz gibi bu projede izleyiciler, daha neşeli ve gülen bir Tuba ile buluşacak.

Türk sinemasında Çingene’yi Türkan şoray, Gülşen Bubikoğlu gibi isimler de canlandırdı. O filmleri izlediniz mi?
- Tabi ki izledim. Hemen hemen hepsini hem de. Çingene kültürü dünyanın her yerinde olan, herkesin fikir sahibi olduğu, buna rağmen gizemini her zaman korumuş bir kültür bence. Çingenelerle ilgili her film, insanı kendine çekiyor. Ya da en azından beni…

Hasret rolünü başarıyla canlandırabilmek için dans, şive ve ritim dersleri aldığınızı biliyoruz. Dans konusunda yetenekli misiniz? Bir Roman kıvraklığına sahip misiniz?
- Dans dersleri alırken ve müziklerini dinlerken, zaten onların ruh halleriyle özdeşlik kurma şansı buluyorum. Bunun dışında mahallelerinde onları gözlemlemek de benim için önemli bir çalışma süreciydi. Bu süreç dizi boyunca da devam edecek. Bu proje için ağustos ayından beri Aydın Elbasan’dan şive ve ritim, ıstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Hande Soner’den de şan dersleri alıyorum. Kıvrak mıyım, değil miyim, onu izlerken göreceksiniz…

HASRET, FİŞEK GİBİ BİR KIZ

Etnik bir kültürü yani Roman kültürünü inandırıcı bir şekilde canlandırabilmek için ağustos ayından itibaren ön çalışmalar yaptığınızı söylüyorsunuz. Bu yeterli olacak mı sizce?
- Dersler dışında gözlem yapmak en önemli ön çalışma. Bir de Çingeneliğin tarihi hakkında teorik çalışma yaptım. Nereden geldikleri, tarihte nelerle karşılaştıkları, aldıkları tepkiler, göçebe hayatları, yerleşik hayata geçişleri gibi. Onların da oyunculuğuma yansıyacağına inanıyorum.

Çingene kavminin aslen nereden geldiğini biliyor musunuz?
- Hindistan’dan gelip dünyanın farklı yerlerine dağılmışlar. Avrupa’ya gidenler ‘soylu gezginler’ olarak adlandırılmış. Her yere gidip konaklayabilmeleri için, kraldan özel izin kağıdıyla dolaşıyorlarmış. Bir süre sonra skolastik düşünce etkisinden dolayı fal bakma yetenekleri gelişmiş ve ten renklerinin farklılığından dolayı da cadılık yapıyorlar diye suçlanıp her şehirden kovulmaya başlanmışlar. Konaklamalarına izin verilmemiş. Birkaç yüzyıl sonra yerleşik hayata geçmeye başlamışlar. Ancak hâlâ evlerini yanlarında taşıyan Çingeneler var.

Hasret karakteri için “Güzelliği ve zekası ile herkesi kendine aşık eden bir genç kız” diyebilir miyiz?
- Dobralığı, haksızlığa karşı çıkışı bence daha önde. Evine ekmek götürmek, hayta kardeşini okutmak gibi dertleri var bu kızın. Sokaklarda çiçek satarak büyümüş. Zorlukları iyi biliyor ama derdin içinde boğulmayıp gülmeyi, eğlenmeyi de seviyor. Yani fişek gibi, her yanından hayat taşan biri.

“Sevdaya Durmak” filminde yasak aşkın içinde yer alıyorsunuz. Bir yanda aşka inanmayan bir Çingene kızı, diğer yanda yasak aşk yaşayan bir kadın… Aşkın hallerini oyunculukta deneyimlemek nasıl bir şey?
- Birinde Karadenizli bir genç kız, diğerinde Çingene… Bir sürü halde var olmayı deneyimlemek, farklı kültürlerin derinlerine inmek dolayısıyla başka başka insanlarla tanışmak, sohbet etmek, en iyisini yapabilmek için gözlem yapmak, hayatlarına bir nebze de olsa girmek çok keyifli.
Tarih : 02 - Ocak - 2010 @ : 21:10 | Kategori: Söyleşi


Виж целия пост
# 386
Някой може ли да преведе?
Виж целия пост
# 387
немога да разбера как може Демир да прави все една и съща грешка ooooh! Мълчанието и криениците му костваха брака и 5г. от живота на детето му и сега пак тръгва по същия път ooooh! Нямам думи Crossing Arms
Дафне най-после дойде на себе си.
Зафер показа, че я обича когато се просълзи и не гръмна Керим/
Нериманката както винаги няма равна  Joy
Виж целия пост
# 388
Виж целия пост
# 389
Момичета нямах възможност да гледам днешната серия. Дали е качена в  dox.bg?
Моля, дайте ми линкче?
Благодаря , ви! Praynig
Виж целия пост

Започнете да пишете...

Страница 1 от 1

Общи условия